Blog

BİR GARİP İŞLER

download
Edebiyat Yazı Atölyesi

BİR GARİP İŞLER

Burak Bozkurtlar

Buart Sanat Atölyesi

Efendim hangi din kültürüne ve ne tip ahlak bilgisine sahipsiniz beni alakadar etmez. Beni alakadar eden tek ortak noktamız var o da vatanımız.

Kimi yediği kapa sıçmayı maharet sayar kimi ne pahasına olursa olsun tüyü bitmemiş yetim hakkına asla tenezzül etmez. Kısacası bir önceki yazımda belirttiğim “ o top benim takımı da ben kurarım” diyenler her dönem olduğu gibi bu topa kolayca sahip olup kendini bir halt sananlara hiç bir şeyden korkmadan hakikatle dikilen çocuklar da var ve her dönem de çok şükür hiç eksilmeden hep oluyorlar.

Evet en başta söyledim, hangi din kültürü ve ahlak bilgisine sahip olursanız olun ve hatta hangi siyasi görüşe ait olursanız olun beni alakadar etmez. Ama hepimizi ilgilendiren, şöyle aynanın karşısına geçtiğimizde yüzümüze bakabildiğimiz ya da “aa omurgam da ne güzelmiş” ve çok şükür bugün de kimsenin hakkına tecavüz etmedim ve hiç utanmadan, sıkılmadan gönül rahatlığıyla ailemin ve dostlarımın gözünün içine bakarak yaşamak sanırım herkesin alakadar olmayı arzuladığı bir gerçek olsa gerek.

Şimdi sizlere ilginç tezatlıkları bir bir dile getirip ardından ufak tefek çözüm önerilerini de dillendireceğim.

Öncelikle ülkemizdeki televizyon yayınlarında ve özellikle gündüz kuşağına baktığımızda sözüm ona toplumun gerçekleri ile toplumun hayalleri arasındaki çelişkiyi çok net görebiliyoruz.

Akşam ana haber bültenlerinde ya ülkenin ekonomik, politik ve daha birçok başlıkta çok kötü durumda olduğunu ya da dünyada her konuda lider bir ülke olduğumuzu adeta pompalayan haberleri izliyoruz. Program sunucusunun milli ve manevi değerlerimizi en önde ve yüksek sesle dile getirdiği anlar, izleyenleri taraftarı olduğu takımın maçını izlerken tribüne eşlik etme hazzını yaşatsa da bu çok kısa süren bir suni hazza dönüşüyor.

Çünkü program sunucusu yayına veda ederken “bu akşam yeni bölümüyle falanca dizisi sizlerle olacak” diyor. Dizi de ya bir adamın nikahta tek tek vaz geçip “seni seçtim pikachu” dercesine bir kadını seçip evlenmesi. Evliyken aldatan kadın erkek profilleriyle dolu sahnelerin olması aslında bizim kültürümüzde olmayan ama hayatın gerçeği diye empoze edilirken az önceki program sunucusunun vatanperverliğini tek seferde çöpe atmıyorsa nedir?

Hele Politik haberlerde promterdan akan cümleleri okumak zorunda olan amcalara teyzelere ne demeli? Biri diğerine zillet diyor diğeri birine hain diyor. Ama kimse demokrasi diyorsanız o halde milletvekillerini gerçekten halk seçmiyor, partilerin adayımız dediklerini seçiyoruz ya kardeşim! Bu ne şimdi? Demiyor.

Z kuşağı oy kullanmamalı diyen sözüm ona insanın geçmişine bakınca çırılçıplak olmanın artistlik sayıldığı belki de ilk dönemlerin önde gelenlerinden olduğu ve milletin ahlakını hadsizce sorgulamasına kimse ses çıkarmıyor. Askerlikten sahte çürük raporu alarak kaçanların askerliğe dair eleştirileri de cabası.

Yani ülkemiz  gündüz kuşağı, akşam kuşağı, sosyal medya kuşağı ve netflix kuşağı olarak birden fazla kuşak bir arada tercih edilebiliyor.

Yaşı yetenlerin hatırlayacağı gibi 2000 yani milenyumda Mehdi gelecek ve teknoloji bitecekti. Şimdi  2023’de Mehdi gelecekmiş. Bu hikayeyi yayanların Mehdinin gelişine milleti biraz korku biraz da cesaretle hazırlamaya çalıştığı argümanları tek tek yazmayacağım ama en önemlisi mehdinin 313 kişilik bir ordusu olacakmış ve bu 313 kişi arasına girebilmek öyle kolay da değilmiş. Hatta Mehdi’nin kesin ordusunda olurum ben diyenlerin bile kellesi Mehdi tarafından alınabilirmiş. Hatta pek yakında Twitter’da 313 takipçisi olanların mehdi sanılması gibi bir durum haber olabilir ve şimdiden belirtelim ki kimse şaşırmasın.

Elbette teknoloji milenyum da olduğu gibi yine bitecekmiş. Tabi bu fısfısçılar daha çok tarikat ve cemaatlerle bir arada olanlar arasında geziniyor. Bu fısfısçılar arasında teknoloji bakanı olur mu bilemem ama tüm bu Mehdi iddiaları dile gelirken adeta Mehdi’ye inat uzaya insan gönderme projesi için başvurular alınmaya başlandı.

Aslında denizcilik terimi olan “tornistan” siyasette normal bir duruma dönüştüğü için Mehdi de 2023 de çıkmazsa yine bir bahane bulunur ve gözlerine bakınca ışık saçan birileri illaki bir türlü ortaya çıkmayan kurtarıcının sözcülüğünü “iskele alabanda” diyerek yolcularını da ardına katıp yine yapar.

Lütfen etrafınızda yıllarca televizyona, sosyal medyaya ve bilişime deccal diyen amca ve teyzelere bakınız. Eğer bu iddiada bulunanlar o deccal dedikleri her ne varsa içerisinde gezinmiyorsa herkesten özür diliyorum.

Efendim gelelim bu tezatlıklara karşı geliştirilen çözüm önerilerine.

İlk öneri apartmanda, sokakta, mahallede, köyde, ilçede, ilde ve tüm ülkede kullanılması gereken “yapay zeka destekli kamu yönetim sistemleri” olacak. Şimdilik sadece ütopik bir öneri olsa bile aslında yukarıda belirttiğim ve belirtmeyip zihninizde canlanan tüm tezatlıkların baş aktörü olan insana dayalı hata ve kusurlar zaten yapay zekanın maması olarak bizler tarafından gönüllü olarak sunuluyor.

İlmin malumuma tabi olanlar tarafından da halihazırda bu sistemler geliştiriliyor. Hatta bir çok yönetici bu geliştirmeler için adeta birer kobay olarak kullanılıyor. Neyse asıl konumuza dönelim…

Neden yapay zeka destekli biliyor musunuz?

Örneğin, Yapay zekaya rüşvet yediremezsiniz, torpil yaptırıp benim verdiğim listedeki isimleri seç diyemezsiniz. Bırakın birden fazla maaş alan devlet memurunu tespit etmeyi, paravan ve gizli kasa olarak kullanılan insanları dahi kolaylıkla yakalar ve geriye dönük hiçbir delili silemez.

Yapay zeka hiç bir zaman kandırılmaz. Tabi kandırmaya programlanmamışsa.

Mesela yapay zeka ağlamaz. Sinir bozucu bir şekilde kahkaha atmaz. Nesillerimizi borçlandırmaya sebep olan işler yapmaz, bu işlerin en mantıklı ve hesaplı yöntemlerini sıralar. Bir eline kutsal kitap alıp diğer elini şehidimin tabutuna uzatıp millete vaaz vermez sadece işine odaklanır.

Dolar şu zaman şu kadar olacak, kiralar şu aralıkta olmalı, bebek bezi ve mamasından tutun yaşlı bakım ürünlerine kadar her şeyin fiyatı makul olacak gibi gelecek ve geniş zaman kipleri yerine sonuç odaklı bir yapay zeka belki de şu an devreye alınası en büyük ihtiyaç.

Hangi alanda olursa olsun geliştirilmiş bir yapay zeka ön gördüğü hedefin dışına çıkamaz. Mart Şubattan, Nisan Marttan daha iyi olacak der ve bu söylediği gerçekleşmezse demez, diyemez. Yerini daha başarılı algoritmayla bezenmiş bir yapay zekaya devreder.

Faiz haram diyerek ilginç ekonomi modelini millet üstünde denemez ve milyonlarca simülasyon ile en iyi sonuç budur der.

Hazır yeri gelmişken faiz haram diyerek öğrenciye faizle kredi verenlerin yatacak yeri var mı bilemiyorum ama kaçacak yerleri var sanılsa da aslında hiç bir yere kaçamayacaklarını belirtelim.

Çünkü şimdiden gençlerin geliştirdiği ya da gelişmesinde katkıda bulunduğu yapay zeka, kendi çıkar ve inançları uğruna vatanına ve insanlığa ihanet edenleri her an simülatör gibi kullanabiliyor. Bana inanmayan siber vatan nedir biraz araştırsın lütfen…

Garip garip işlerle dolu tezatı bol bir ülkede olduğumuzu kimse inkar edemiyor. Hatta herkes yakınıyor ve çoğu kişi “it iti ısırmaz” diyerek ortalıkta vazifeli olan fısfısçıların ekmeğine yağ sürüyor.

Otomasyon ve yapay zekayı besleyen bilişim sistemlerinin insanların yerini aldığı ya da alacağı yok aslında. Eğer insansanız korkmayın işsiz kalmazsınız. Ama insan görünümünde olup hele bir de kula kulluk etmenin ötesinde metaya tapar olduysanız vay halinize. Şimdi siz olsanız yalakalık ve hırsızlık yapmayan, çoluğumun çocuğumun rızkı için mecburdum demeyen bir yapay zeka ile mi çalışmak istersiniz? Yoksa tüm bunları “zaten insanız, hata da bizler için” gibi laflar edenlerle mi çalışmak istersiniz?

Şimdi siz bir bakın bakalım “o top benim takımı da ben kurarım” diyenlerden mi? Yoksa bu artistlere had bildirmenin ötesinde mahallede herkese bir top verip “ben sahada konuşur topun kimin olduğuna bakmadığım gibi topu biz aldık da demeyiz” diyenlerden misiniz?

Eskilerin bildiği ve günümüzde de sıkça yansımasının karşımızda olduğu argo bir söz vardır. Günümüzde ön planda bulunup toplumu germekle görevli olanlara armağan olsun

“Kasnak yuvarlandı elek oldu eski kaşarlar melek oldu”

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.